Zirve

Zirve adı altında “bu film henüz sınıflandırılmamıştır” minvalinde enterasan bir çalışma. Kurgudan girin oyuncularda çıkın.. Nedenini, amacını ve gerçek olduğu iddiasına rağmen gerçeklerden uzaklığını anlamak ve açıklamak zor..

Nedir mevzu? Bilmem kaçıncı geleneksel Futbol Zirvesi.. Rejisör koltuğunda tabi ki herşeyin sahibi RTE ve dadaşlar.. Kulüpler Birliği Başkanı beyaz adam Göksel Gümüşdağ yardımcı yönetmen.. Sponsor tabi ki yeni ucube ismi ile “yayıncı kuruluş” BEIN Sports.. Her lafın başında zaten defalarca teşekkür ediliyor Katar diyarından gelen büyük kurtarıcıya.. Onlar olmaz ise marka değeri çok yüsek olan bu “süper” lige kim bu kadar para verirdi?

Sonrasında sıra gelsin aktörlere.. Çok titizlikle türlü türlü deneme çekimlerinden sonra bir seçim yapılmış belli ki.. Mesela Umut Bulut var toz pembe bir karede.. Orada neden olduğunu dahi bilmeyen biri, bakışlardan belli !.. Darılmaca gücenmece yok, ne futbolu futboldur ne de iletişimi kuvvetlidir. Hatta cümle kurmakta zorlandığı aşikardır. Kızmıyoruz, devam ediyoruz.. Kendisine kariyer basamağı belirleme dönemine girmiş “aslında çok iyi birisi ama sahada sinirleniyor” açmazının baş kişisi Emre Belözoğlu.. Bu aralar mütevazilik dalında ödülden ödüle koşan Arda Turan ve her an eline mikrofonu alıp sabıkalı küfülerini katılımcılara iletebilecek Volkan Demirel.. Ve tabi ki ülke futbol direktörü Fatih Terim..

Beyaz adam Göksel Gümüşdağ icazet ile bayrağı RTE’den alıp ilk repliğe giriyor: Sorunlarımız belli, altyapı yok, yayıncı kuruluşa teşekkürler… Ülke futbol direktörü nedense bu defalığına konuşmama hakkını kullanmış, kadrajda var ama replik yok.. Konuşsa ne diyecek? 4 yıldan beri gurbetçi oyuncu aramanın haricinde bir plan program olmadığını? Diğer konuşanlar da bu gelişmemişliğin sanki içinde değilmiş gibi bağımsız bir otorite gözüyle sorunlardan bahsediyor. Sonuç ise sorunlardan bambaşka bir yörüngede “herşey çok güzel”, “Avrupa’da başarılıyız” gibi beylik cümlelerle bağlanıyor..

Gerçekleri anlatan 2 karakter ve sahnede.. Biri UEFA konuğu.. “Gelir – gider dengeniz halen yok”, “altyapı yatırımında son sıralardasınız” ve “finansal fair play canınızı fena halde yakacak” . Diğeri de Bundesliga Direktörü…Nasıl bir planla futbolun ve ligin bu seviyeye geldiğini yazarak çizerek anlatıyor.. Tabi RTE’nin ayrılması ve diğer yerli aktörlerden sonra gelen ve gerçekleri anlatan bu insanlara dudak büküyor seyirci.. Pek dikkate almıyor.. Rating düşüyor, prime time bitiyor.. Birbirini bir kaşık suda boğma potansiyeli olan büyük başkanlar kafa açıcı esprilerle kucaklaşıyor, küs olanlar kıyı köşe kolluyor kendine..

Final sahnesi gerek Beşiktaş’a gerek Türk futboluna büyük katkılar yapan Demirören’de.. İyi dilekler ve “herşey güzel” temasının sonuna huzurlu gelecek için “EVET” i monte ediyor.. Film bitti. “Mutlu” son oldu..Fin.. Finito.. The END…


Selim MURAT