Plansızlık ve Bitiş

Euro 2016’nın ikinci haftasını tamamlamak üzereyiz.. Aşağı yukarı her takımı bir veya iki kere izledik. Bunların içinde favori olarak nitelendirilen İspanya, Almanya ve Fransa da var, burada ne işi var diye elimizin tersi ile itip küçümsediğimiz İrlanda, Arnavutluk ve Romanya da.. Bir de biz varız..Politik ve coğrafi anlamda belki yüzyıldır nerede konumlandığını kendisi de bilmeyen, plansız bir Türkiye.. Ve bu bilinmezliğin milli takımı..

Diyoruz ya bu futbol denen meret fena halde hayata ve siyasete dairdir diye.. Alın size Euro 2016 daki ilk izlenimlerin sonuçları… Her takımın bir planı var.. Ama galiba sadece bizim net bir planımız yok..Misal ilk maçında sabıkalı kaptan Lorik Cana’nın daha ilk yarıda kırmızı kart sonrası takımını yalnız bırakması İsviçre’nin ekmeğine yağ sürecek derken plana sadık kalma, disiplin ve ne yaptığını bilmenin erdemini izledik kalan sürede.. İsviçre’nin tek golüne karşılık vermek için 10 kişi ile çok net iki fırsatı değerlendiremedi inatçı Arnavutlar ama verdikleri mesaj kayda değerdi..Örnekleri arttırmak mümkün.. İngiltere karşısında çok pozisyon vermesine rağmen son dakikaya kadar disiplinden kopmayıp bir kafa topu ile bereketli bir puanı cebine koyan Ruslar.. Kara Şovalye Dimitri Payet’e son dakikaya kadar direnen ve dönem dönem maç kazanma noktasına getiren Romenler.. Sert kaya Ukrayna’ya karşı kompakt bir oyun ve fırsatçılıkla sonuca giden İrlanda.. “Artık bittiler” diye anılan İtalyanların Kurt Conte’nin kusursuz planı ile altın çocuklar topluluğu Belçika’ya verdiği ders..Misal bu maçta Belçika cephesinden aklımızda kalan tek görsel hadise Fellaini’nin sarı bonus model saçları olabildi.. Ve son olarak eleme grubundan tanış olduğumuz İzlanda’nın doğal yetenekli Portekizlilere kafa tutması..

Biz ne yaptık peki.. Daha tunuvaya başlarken takım otobüsünün üzerine not ettiğimiz slogan ile daha baştan yarattık soru işaretlerini : “Biz bitti demeden bitmez..”..

Ne demek bu? Ne çağrıştırır bize? Bu ülkenin tozunu yutmuş insana burada verilen asıl mesaj şudur: “Bizim net bir planımız olmaz, kervanı yolda düzeriz”..Baktık elden gitmeye başladı birşeyler yaratırız bir karambol işi öyle bitirmeye çalışırız.. Turnuvaya katılma hakkını sadece bizle de ilgisi olmayan türlü mucizelerle elde eden takımın nereden geldiğini çabuk unutarak garip sloganla düştük Fransa yollarına.. Karşımızda da olağan şüpheli rakip Hırvatlar.. Ülke futbol direktörümüz iddialı girdi işe her zamanki gibi.. İlk yarıdaki kör dövüşü arasında Modriç Usta’nın golü ile başlayan senaryo ikinci yarı dualarla ancak sona erebildi. Maç sonrasında ise tek tek oyuncu üzerinden formsuzlukları minvalinde açıklamalar ve bir çok caps e konu olan saç modelleri ile kendimize has çizgimizi devam ettirdik..Şu aklımıza gelmedi ama yine…Bir planımız var mıydı? Yani Hırvatları durdurmak mıydı ilk amacımız yoksa topa çok sahip olup başka bir plan mı denemek.. Belirli bölümlerde fiziksel durumumuzun izin vereceği kadar baskı mı ya da ? 90 dakikayı izleyip bu sorulara cevap verebilenimiz olmamıştır sanırım.. Ama şunda hala netiz ve ısrarcıyız : “Biz bitmeden bitmez”. Beğenmediğimiz ve alt seviye olarak düşündüğümüz her takımın artı ve eksilerini ele alarak ortaya koydukları planın zerresini görememek sadece bu turnuva için değil uzun vadeli ülke futbol geceleği için de asıl mesajı veriyor gibi:

“Yakın zamanda bitebilir, çok geç olmadan artık plan yapma zamanıdır..”


Selim MURAT